Derinin Altındaki Hakikat: Akrep Dolunayı
1 Mayıs’ta Akrep Burcunda Dolunay fazı gerçekleşiyor. Akrep, doğası gereği yüzeysel olanla yetinmez; o, köklerin arasındaki karanlığa, bastırılmış olana ve gölgeye aşıktır. Ancak bu dolunayı sıradan bir Akrep temasından ayıran, Kova burcundaki Plüton’un yaptığı sert kare açı!
Plüton’un Dolunay’a yaptığı kare açı bizi güçlü bir yüzleşmeye davet ediyor. Bu yüzleşme: Kontrol mü, Özgürlük mü?
Plüton Kova’dayken bizden toplumsal normların, grup bilincinin veya başkalarının düşünceleriyle ilgili kaygıların ötesine geçmeyi bekliyor. Bu dolunayda Akrep’in yoğun duygusallığı ile Plüton’un radikal değişim enerjisi karşı karşıya geliyor.
Psikolojik açıdan bakıldığında fark edeceğimiz şey: Güvende hissetmek için tutunduğumuz o eski savunma mekanizmasının artık bize hizmet etmediği olacaktır. Eski travmaların, kontrol etme ihtiyacının veya güç savaşlarının su yüzüne çıktığını görebiliriz. Ancak amaç bizi yıkmak değil; artık bize dar gelen o kabuğu kırmamız için bizi zorlamak.
Diğer yandan aynı gün Merkür ve Kiron Kavuşumu ön plana çıkıyor.
Dolunayın en can alıcı noktalarından biri olan Koç burcundaki Merkür ve Kiron kavuşumu, Koç’un “Ben buradayım!” deme cesaretine karşın Kiron’un en derin yaralarımızı görünür kılması. Bu ikili şunu soruyor: “Kendi gerçeğini, tüm savunmasızlığın ve kusurlarınla birlikte dünyaya haykıracak kadar cesur musun?”
Bu enerji, geçmişte susturulduğumuz, yanlış anlaşıldığımız veya yeterli görülmediğimiz o eski sesleri şifalandırmak için burada. Kendimizi olduğumuz gibi ifade etmek, sadece kelimelerle değil, varlığımızla bir dürüstlük sınavı vermek demek.
Peki burada dönüşüm nasıl gerçekleşebilir? Kendi gölgemize sarılarak mı? Bu dolunay süreci aslında bir bireyleşme provası gibi… Akrep dolunayı bizden şunu istiyor: Korktuğun o duyguya bak ve onu isimlendir. Ve Merkür/Kiron cesaretiyle onu ifade et.
Kısacası bu dolunay bizi sarsabilir ama sarsılan her şey aslında yerine daha sağlam oturmak için bir fırsattır. Kendi derinliğinden korkma; çünkü Plüton’un yıktığı yerin altından, Kiron’un şifasıyla gelen yepyeni, daha sahici bir “sen” doğacak.



