X

3 Şubat saat 18:52 Venüs Koç Burcuna giriyor. İlişkilerin, aşkın, sevginin, maddi ve manevi değerlerin gezegeni Venüs ateşli Koç’a girdiğinde adeta yandığını hisseder. Venüs Koç Burcunda ‘düşük’ durumdadır, çünkü yöneticilerinden biri olan Terazi Burcunun karşısında, kendine çok yabancı bir enerjiyi deneyimler. Burada Koç’un aşk ve sevgi arayışı, farklı bir boyuta ulaşarak aşkta macera isteğini arttıracaktır. Gelip geçici ilişkiler, yoğun yaşanan fakat çabuk tükenen aşklar bu dönemde gözlemlenebilir.

Venüs 4 Mart’ta 13˚ Koç Burcunda ters hareketine başlayacak ve 3 Nisan’da ters hareketinde Balık Burcuna tekrar girecek. Daha sonra 15 Nisan’da 26˚ Balık Burcunda düz hareketine dönerek 28 Nisan’da tekrar Koç Burcuna girmiş olacak. Dolayısıyla bu dönemdeki ilişkilerle ilgili konuların üzerinden tekrar geçeceğiz.

İlişkiler, ortaklıklar, duygusal konulara yaklaşım, çekim duyduğumuz şeyler, kişisel değerler, aşka dair davranışlarımızı ve finansal konularla değişimler mümkün olabilir. Venüs’ün ters hareket edeceği dönemde bu konuları modifiye etme gerekliliği ortaya çıkabilir. Özellikle 3 Şubat – 4 Mart arasında yukarda saydığımız konularla ile ilgili ortaya çıkardığımız konulara 28 Nisan – 18 Mayıs arasında tekrar bakmak zorunda kalabiliriz. Venüs 6 Haziran’a kadar Koç Burcunda kalacak.

Venüs’ün Koç Burcunda ilerleyeceği Şubat ayı boyunca öncelikli olarak Koç Burçları ve yükselen burcu Koç olan kişiler etkilenecekler. Koçlar parladıklarını ve yaratıcılıklarının arttığını hissedebilirler. Bu dönem Koçların ilişkilerini düzenlemeleri açısından oldukça önemli bir dönem olacaktır. Koçlar ilişkilerinin yapılarına ve ilişkilerinde yürümeyen konulara bakarak bazı düzenlemeler yapabilirler. Bu dönemde diğer Ateş Elementi burçlarda doğmuş kişiler, Aslan ve Yay burçları da ilişkilerini gözden geçirerek geçmiş ilişkilerinde yapmış oldukları hatalarla yüz yüze gelebilirler.

Bu dönem diğer taraftan finansal konularda düşünmeden aceleci davranmamıza, bu nedenle hatalar yapmamıza yol açabilir. Maddi konularda risk alıp düşünmeden yatırım yapma eğiliminde olabiliriz; bu konuda dikkatli olmak gerekecektir.

7 Şubat saat 12:36 Merkür Kova Burcuna giriyor. Merkür burada, zihnin kontrollü ve objektif olmasına yardımcı olur. Aynı zamanda iletişim, haberleşme, medya, ulaşım ve eğitim gibi konularda daha rahat ve daha yenilikçi olabileceğimiz bir döneme giriyoruz. Önceki dönemde, Merkür Oğlak Burcundayken, bize somut olanı düşündürdü ve zihnimiz işe yarar olana odaklıydı. Fakat şimdi zihinsel enerji değişerek iletişimi tekrar aktif hale getiriyor. Zihnimiz pratikten çok teori üzerine yoğunlaşacaktır. Bu da ileriye yönelik düşünebilmemize imkan verebilir.

26 Şubat’a kadar olan dönemde, iletişim ve zihinsel konularda daha aktif enerjiler hakim olurken, sosyalleşme isteğimiz artacaktır. Sosyal medyayı daha aktif ve verimli kullanmak mümkün olabilir.

11 Şubat saat 3:33 Ay 22˚ Aslan Burcunda Dolunay Fazını oluşturuyor ve Ay Tutulması gerçekleşiyor. Bu Dolunay teması kalp ve zihin ikilemini çözmekle ilgili olacaktır. Kalbin bizi çağırdığı yolda sonsuz olasılıklar ve sevgi içinde yürürken, zihnin alışık olduğu belli kalıplara sıkışmadan ilerleyebilir miyiz? Dolunay zamanları enerjinin yükseldiği ve doruk noktasına ulaştığı zamanlardır. Yakın dönemde özel yaşamımız ve sosyal yaşamımız arasında bir çelişki yaşıyor olabiliriz. Kendi içimizde kalmak, kendimiz için bir şeyler yapmak ve kendi benliğimize odaklanma isteğinin yanı sıra, sosyalleşmek, arkadaşlarla bir araya gelmek ve bütünün hayrı için olana yönelmek arasında bir köprü kurabilirsek bu Dolunay’ın enerjisi bizi geliştirerek bir adım öteye taşıyacaktır. Kendi istek ve arzularımızla, başkalarının ihtiyaçlarını dengeleyebiliyor muyuz? Bu dönemde benliğimizin bu alanına odaklanmak kişisel gelişimimiz için faydalı olabilir.

Eğer sosyal faaliyetler ve toplumsal konularla ilgili işlerle fazlaca ilgilendiysek, şimdi bunlara biraz ara vererek kendi ihtiyaçlarımıza odaklanabiliriz. Bu Dolunay ve Tutulma bize, bütünün içinde nerede olduğumuzu sorgulatabilir. Başkaları için çabalarken kendimizi ihmal ettiğimizi fark edebiliriz. Bu dönemde, artık kendi çıkarlarımızı da düşünmek isteyeceğiz. Dolayısıyla toplumsal ihtiyaçlarla, kendi ihtiyaçlarımız karşı karşıya gelecektir.

Bu Ay Tutulmasında şu sorular yükselebilir:

– Başkaları için çabalarken kendimizi ihmal ettik mi?
– Kişisel ihtiyaçlarımız nerede?
– Bunları sağlamak konusunda nasıl davranıyoruz?
– Sosyal ve toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirirken, başarılarımızdan kendimize pay çıkarıp kendimizle de gurur duyabiliyor muyuz?
– Yaptığımız planlar içinde tutkunun yeri nerde?
– ‘Almak’ ve ‘Vermek’ arasındaki dengeyi tutturabiliyor muyuz?

Bu dönemde en çok etkilenecek kişiler 13 – 15 Ağustos doğumlu Aslan Burçları, 9 – 11Şubat doğumlu Kova Burçları, 11 – 13 Mayıs doğumlu Boğa Burçları ve 13 – 15 Kasım doğumlu Akrep Burçları olacaktır. Bu kişiler, hayatlarında fazlaca tutundukları için onları geri çeken konular varsa şimdi bunlarla vedalaşabilirler.

18 Şubat saat 14:32 Güneş Balık Burcuna giriyor. Egoyu temsil eden Güneş, Balık Burcuna girdiğinde adeta sudan çıkmış balık gibi olur. Güneş parlamak, kendini göstermek ve ilgi toplamak isterken, Balık Burcu egoyu ve bizi ruhsal bağlantıdan uzak tutan tüm sınır ve kimliklerden özgürleşmek ister. Bütünün hayrı için olandan zevk alır. Dolayısıyla Güneş’in Balık Burcunda ilerleyeceği bir ay boyunca bizler de fedakarlık ve bütünlük konularıyla daha fazla ilgilenebiliriz. Yardım ve dayanışma ay boyunca ön planda olacaktır. Güzel olan her şey ilgimizi çekerken, her şeyin içindeki güzelliği daha net bir şekilde fark edebiliriz. Bu, yaratıcılığın artmasına yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sanatsal aktivitelere ilgi artabilir. Aynı zamanda ruhsal konularla her zamankinden daha fazla ilgilenebilir, bütünün içindeki yerimizi daha çok sorgulayabiliriz. Bu dönem boyunca Balık Burçları enerjilerinin ve yaratıcılıklarının arttığını fark edebilir, duygularını her zamankinden daha rahat bir şekilde ifade edebilirler.

26 Şubat saat 2:08 Merkür Balık Burcuna giriyor. İletişim gezegeni Merkür, Su Elementi olan Balık Burcuna girdiği zaman günlük konuşmalarımız daha çok duygular, sezgiler, yaratıcılık ve evrensel konular üzerine odaklanacaktır. İletişim zihinsel süreçten çıkıp sezgisel sürece girecektir. Hisler, özellikle 6. his dediğimiz kavram iletişimde ön plana çıkabilir. Telepati güçlenecektir. 14 Mart’a kadar devam edecek olan bu dönem bilinçaltına bakmak ve rüyalara odaklanmak için de oldukça uygun bir dönem.

26 Şubat saat 17:59 18˚ Balık Burcunda Yeniay ve Güneş Tutulması gerçekleşiyor. 19 Güney Saros Döngüsünde gerçekleşecek tutulma, Güney Düğümünde gerçekleşiyor. Bildiğimiz gibi her ay Yeniay ve Dolunay gerçekleşmekte; fakat yılda sadece 2 kere Güneş ve 2 kere de Ay Tutulması (astronomik yerleşimlere göre 3 de olabilir) gerçekleşir. Tutulmalar sadece Yeniay ve Dolunay’ların Ay Düğümlerine yakın olduğu derecelerde mümkün olmaktadır.

Balık Burcunda gerçekleşen Yeniay bize, yaratıcılığı, sanatı, ruhsallığı ve duygularla temasa geçmeyi hatırlatıyor. Bu dönemde soyut kavramlar daha fazla gündeme geliyor. Yeniay ve Güneş Tutulması yenilik ve yeni başlangıçları sembolize ederken Balık Burcu bitiş, kapanış ve sonlanmalarla ilgili. Peki, bunun anlamı nedir?

Toplamda 0,73 dakika sürecek Güneş Tutulması, sembolik zamana baktığımızda, tutulmanın 4.5 aylık bir süredir şekillenmeye başlayan olayların bir neticesi olacağını söylüyor. Tutulma sonrasında ise, 4.5 aylık bir zaman boyunca bu tutulmanın yankılarını hayatımızda hissedeceğiz.

Güney Düğümünde Meydana Gelecek Olan Bu Tutulma Ne Anlama Geliyor?

Genellikle Güney Düğümü tutulmaları olumsuz olarak yorumlanır; çünkü Güney Tutulmaları klasik anlamda bir şeyleri kaybetme, bitirme ve bırakma, yani “gidiş” olarak nitelendirilir. Halbuki bu çok göreceli bir etkidir. Güney etkisi bırakmak ve kaybetmekle ilgiliyken bu etki sayesinde hayatımızdaki negatif, olumsuz ve işe yaramayan şeyleri de geride bırakabilir. Bitiş ve son her zaman kötü değildir. Sadece tutunmaya alışık ve değişimden hoşlanmayan kişiler, kendilerini olumsuz olarak etkiliyor olsa da hayatlarındaki pek çok şeye tutunmak isterler. Çoğumuz hiç sorgulamadan, otomatik olarak pek çok şeye tutunur ve değişim yapmak istemeyiz. Halbuki uzun süre sistemde kalan ve artık görevini bitiren şeyler içeride toksit hale gelir ve bir süre sonra bizi yavaş yavaş zehirlemeye başlar. Hayatımıza aldığımız zaman iyi olan, bize iyi hizmet eden ve o dönem için fevkalade bir konu bile zaman içinde işe yaramaz ve çürük hale gelebilir. Bu sebeple zaman zaman hayatımızın içindeki konuları elden geçirmeli, neyin işe yarar ve kullanılabilir olduğuna, neyin miladını doldurduğuna bakmak gerekir. Bu bir temizlik, toksinlerden arınma ve rahatlama dönemidir.

Balık Burcu hastaneler, hasta bakım merkezleri, bulaşıcı hastalıklar, dua edilen dini mekanlar, din adamları, camiler, kiliseler, aşramlar, meditasyon merkezleri, gurular, hapishaneler, deniz ve okyanuslar, tüm sular ve sıvılar, alkol, petrol, uyuşturucu maddeler, narkoz, gemicilik, denizcilik, mülteciler, kurbanlar ve kurtarıcı rolündeki kişiler, sahte peygamberler, gizli saklı kalmış konular, yanılgılar ve yanlış anlamalar, müzik endüstrisi, sanatçılar gibi geniş bir alanı temsil etmektedir. Bu dönemde tüm bu konularla ilgili bitiş, tamamlanmalar söz konusu olabileceği gibi, bu alanlarda yeni ve köklü değişimler de mümkün olacaktır. Beklenmedik mucizelere şaşmamak gerekecektir.

Tutulmadan en çok etkilenecek kişiler 25 – 27 Şubat doğumlu Balık Burçları, 28 – 30 Mayıs doğumlu İkizler Burçları, 29 Kasım – 1 Aralık doğumlu Yay Burçları, 30 Ağustos – 1 Eylül doğumlu Başak Burçları olacaktır. Aynı zamanda doğum haritasında 8 Balık Burcunun bulunduğu konum hangi alan ve konuyu temsil ediyorsa orada bir dönemi kapatıp yepyeni ve bambaşka bir faza geçiş yapılabilir.

Yine dönem boyunca yukarıda saydığımız tüm konularla ilgili hassasiyet ve açılımlar söz konusu olacaktır. Balık Burcunu temsil eden maddelerin ve konuların etkisi fazlalaşabilir. Örneğin; alkol, uyuşturucu, ilaç ya da narkozun etkisi her zamankinden fazla olabileceği için bu maddelerin alımında dikkatli olmak gerekir. Kurban – kurtarıcı rollerine dikkat etmek gerekecektir. Eğer doğum haritamızda böyle bir eğilimimiz varsa, ilişkilerimizde farkında olmadan bu rollerin birinden ötekine kolayca düşebiliriz. Birilerini kurtarmaya çalışırken kurban rolüne geçmek fazlasıyla olasıdır.

Kolektif alana fazlasıyla açık olduğumuz bu dönem iyi/kötü her şeyi sistemimizin içine kolayca alabiliriz. Bu sebeple farkında olmadan dünyanın yükü omuzlarımıza çökebilir. Bizim kontrolümüzde olmayan, dünyada ya da ülkemizde gelişen talihsiz olayların olumsuz döngüsü içine kolayca düşerek fazlasıyla depresif hissedebiliriz. Oysaki, Balık Burcu bize kabul edip şükretmeyi de öğretir. Gücümüzün yetmeyeceği konular içine girerek dünyayı kurtarmaya çalışmak çok güçlü bir kurtarıcı egosudur. Bu tuzağa düşmek yerine evrenin aslında mükemmel bir büyük plan içinde olduğunu, bizim ise bunu kabul edip şükran duyduğumuz zaman özgürleşeceğimizi anlamalıyız. Kısacası: “Kurtarabileceğimiz tek kişi kendimiziz!”

Bu yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan hiç bir şekilde kullanılamaz. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU UYARINCA KISMEN VEYA TAMAMEN BU SİTE, E-BÜLTEN VE E-POSTA İÇERİĞİNİN ESER SAHİBİNİN İZNİ OLMAKSIZIN KOPYALANMASI, YAYIMLANMASI VE DAĞITIMI HUKUKİ VE CEZAİ YAPTIRIMA TABİ OLUP, AYKIRI DAVRANANLAR ALEYHİNDE GEREKLİ TAKİBATIN YAPILMASI GEREKLİ HALE GELİR.