X

Eylül ayında senenin son iki tutulması gerçekleşiyor ve 2016 tutulmaları tamamlanmış oluyor. Eski çağlarda tutulmalardan korkulur ve beraberinde kötü olayları getireceği var sayılırdı. Bunun sebeplerinden biri de insanoğlunun bilinmeyen karşısındaki korkusuydu. Astrolojide “ışıklar” dediğimiz Güneş ve Ay, tutulmalar sırasında karararak ilkel insan için korkutucu bir tablo çizmişti kuşkusuz. Yaşam kaynağımız olan Güneş’in kararması, adeta dünyanın sonunun gelmesini işaret eder gibiydi.

Tutulmalar mevcut potansiyelleri açığa çıkarmaktadır. Dolayısıyla kişilerin hayatlarında bilinçaltında gizli kalmış konular, bilinçaltında var olan gizli bir problemler, tutulma döneminde kişinin bilincine gelerek söz konusu durumu onun gündemine getirir. Kaynağını tam olarak bilemediğimiz bir sıkıntı, kişinin hayatında önemli bir konunun üzerine çöreklenmiş olabilir. Tutulma döneminde pek çok bilinçaltı kompleksin farkına varabiliriz. Sanıldığının aksine stres yaratan olaylar, tutulma sırasında değil tutulmanın öncesinde belirir ve tutulmanın gerçekleştiği döneminde çözülmeler meydana gelir.

GÜNEŞ VE AY TUTULMALARININ FARKI NEDİR?

Güneş Tutulmaları daha çok kişiler ve olaylarla ilgiliyken, Ay Tutulmaları duygularla ve içsel konularla alakalıdır. Yani Ay Tutulmalarında, Güneş Tutulmalarından farklı olarak kendi duygu ve düşüncelerimiz doğrultusunda gerçekleşen olaylar serisini deneyimleriz. Güneş Tutulmalarıyla birlikte, genellikle hayatımızdaki bazı konular sonlanır ve bu alanda yeni başlangıçlar yapılır. Yani hayatımızda yeni bir sayfa açılmış olur. Ay Tutulmaları ise, bitirilmek ve tamamlanmak istenilen konular için uygun dönemleri işaret eder. Kişinin haritası elverdiği ölçüde tutulmayla birlikte bir ilişkiyi bitirmek, bir işi bırakmak ya da bir alışkanlığı bırakmak söz konusu olabilir.

1 Eylül saat 12:03’te 9˚ Başak Burcunda Yeniay ve Güneş Tutulması gerçekleşiyor. 19 Kuzey Saros Döngüsünde gerçekleşen tutulma 3,10 dakika sürüyor. Bu da yaklaşık 3 senelik bir dönemi işaret ediyor. Tutulma tarihinden önceki 1,5 sene önce gelişmeye başlayan olayların şekillenmesi ve bu konularla ilgili yeni bir faza geçiş söz konusu olabilir. Kısacası, Mart 2015’ten bugüne neler olduğunu gözümüzün önünde canlandırırsak tutulmanın bize ne söylemek istediğini anlayabiliriz. Üstelik bu konunun tam olarak tamamlanması Mart 2018’e kadar sürecektir.

Peki, Başak Burcundaki Bu Tutulma Bize Neler Söylüyor?

Bu tutulma öncelikle gerçekçi olmakla ilgili… Ayaklarımızın yere sağlam basmasını sağlıyor. Bu dönemde eski durumların ve alışkanlıkların farkına vararak bunların ötesine geçmek mümkün olabilir. Eskiden ne olduğunu düşünüyorduk? Şu anda durum nasıl? Gerçeği aramak, bulmak ve fark etmek için güzel bir zamandayız. Kendimizle ya da başkalarıyla ilgili yanılgı ve hayaller içindeysek bu tutulma bizi kendimize getirecektir.

Güneş Tutulmasından Kimler Etkileniyor?

Özellikle Başak ve Balık Burçları tutulmadan öncelikli olarak etkileniyor. İkincil olarak İkizler ve Yay Burçları bu tutulmadan etkileniyorlar. Doğum haritasında Değişken Niteliklerin (İkizler, Başak, Yay, Balık) 9˚sinde kişisel gezegenleri olanlar bu dönemde bir rüyadan uyanmışçasına silkinebilirler. 31 Ağustos – 2 Eylül doğumlu Başaklar, 27 Şubat – 1 Mart doğumlu Balıklar, 30 Kasım – 2 Aralık doğumlu Yaylar, 30 Mayıs – 1 Haziran doğumlu İkizler bu dönemde en çok etkilenecek gru

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş haritasında Ay Düğümlerinin 8˚ Başak/Balık Burcu aksı üzerinde olması bu noktada oldukça ilginç. Yani bu Tutulma Türkiye Cumhuriyeti haritanın 3.evinde Kuzey Ay Düğümü üzerinde gerçekleşirken bilgi, iletişim, dil, eğitim, medya, ticaret, sağlık, işçi sınıfı ve sivil toplum kuruluşları gibi konularla ilgili olarak farkındalık, uyanış ve pratik olarak bir şeyler yapabilme ihtimalinin üzerinde duruyor. Ay Düğümleri burada toplumsal karmayı sembolize ederken, toplumun farkındalığını, bir şeyleri somutlaştırma isteğini, gerçeği arama ve gerçeği bulma isteğini vurguluyor. Kuzey Ay Düğümü daima olumlu olarak ‘bize geleni’ sembolize ederken, mantığın, aklın ve pratik zekanın tüm şüphe ve karmaşayı dağıtacağını göstermekte… Güney Ay Düğümünün Balık Burcunda oluşu ise, inanç ve hayallerin bizi aşağı çeken ağır enerjisini ve içine aldığı kısır döngüyü göstermekte… Boş vaatler ve göz boyayıcı beyanların bizi geri çektiği bu etkiyle daha da vurgulanıyor. Eğer bir şey gerçek olamayacak kadar mükemmel görünüyorsa muhtemelen büyük bir yanılgıdır.

Bunun yanı sıra, Tutulmanın Neptün’le yaptığı yakın karşıtlık açısı, önceliklerimizi daha net görebilmeyi ve yanılgılardan sıyrılma gerekliliğini vurguluyor. Kolayca kandırılmak ve yanılmak mümkünken Tutulma etkisi bu anlamda önemli bir uyanışı göstererek “Her şey ne kadar da farklıymış” dememize sebep olabilir. Bununla birlikte Tutulmanın Satürn ile yaptığı yakın sert kare açı yanılgıları kırmamıza yardımcı olacak iradeyi yaratıyor. Süper egonun sesi sürekli olarak arka planda bize yapılması gerekenleri tekrar ederken, ahlaklı olmak, doğru olmak, inançlı olmak, dürüst olmak gibi sıfatları yerine getirme ihtiyacı güçleniyor. “Doğru ve düzgün“ olma gerekliliği bizi uyandıran öğelerden… Plüton’un uyumlu üçgen açısı değişim ve dönüşümün gücünü vurguluyor ve çoğumuzda başka bir boyuta geçme hissi yaratıyor. Burada dönüşümün sanıcılarını kabul etmeyi getiriyor. İsyankar ve radikal Uranüs’ün yaptığı 135˚lik açı ise, bu dönemde beklenmedik her şeye açık olmayı gerekli kılıyor.

Diğer taraftan, gün içinde Başak Burcundaki Merkür’ün Jüpiter’le birleşiyor oluşu gerçekçi bir iyimserlik verirken düşüncelerin gücünü vurguluyor. Son dönemlerde artık herkesin bildiği ve kabul ettiği zihnimizin yaratma gücü bugün kat ve kat artıyor sanki… Evrensel bir pencere açılıyor ve düşünce ve istekleri gerçekleştirebilme imkanı ortaya çıkıyor. Dolayısıyla geçmiş olumsuzlukları bir tarafa bırakıp bizim hayrımız için iyi olana odaklanabilirsek, dileklerimiz, isteklerimiz ve düşüncelerimiz Aladdin’in Cinine gerek kalmadan gerçekleşebilir.

9 Eylül saat 14:18’de Jüpiter Terazi Burcuna giriyor. Şans ve bolluk gezegeni Jüpiter burç değiştirerek Terazi Burcuna giriyor. Jüpiter, yaklaşık olarak her seneyi bir burçta geçirir ve Jüpiter’in geçtiği burç o senenin “Şanslı Burcu” olarak nitelendirilir. Jüpiter’in bu konumu iyimserlik ve kendine güveni beraberinde getiriyor. Diğer taraftan Jüpiter’in bir mercek etkisi yaptığını unutmamalı ve her şeyi büyütüp genişlettiğini fark etmeliyiz. Dolayısıyla Jüpiter bulunduğu burcu arketipiyle ilgili bazı olumsuzlukları da büyütecektir.

Jüpiter Tanrıların ve İnsanların Babası olarak mitolojideki en önemli ve en güçlü tanrılardan biridir. Babası Kronos’u devirdikten sonra tüm dünyanın ve Tanrıların hükümdarı olmuştur. Erken yaşlarında, babasının gazabından korunmak için bir mağarada saklanmış, içsel öğrenme sürecini burada tamamladıktan sonra tanrı olgunluğuna ulaşarak Olympos Dağının hükümdarı olmuştur. Diğer taraftan, gücüne rağmen adil bir davranış sergiler ve dünya üzerindeki hakimiyetini erkek kardeşleriyle eşit olarak paylaşır. Mitolojik hikayesinde, tahtının yanında duran iki testi önemli simgelerdendir. Bu testilerin birinde şanslı şeyler, diğerinde ise, sıkıntılar vardır. Jüpiter birinin kaderini belirlerken her zaman bilgece davranmış ve her iki testinin içindekileri karıştırmıştır.

9 Eylül’de Jüpiter Terazi Burcuna girdikten sonra 10 Ekim 2017’ye kadar Terazi Burcunda yolculuğuna devam edecek. Jüpiter Terazi Burcunun sembolize ettiği denge, uyum, güzellik, estetik, sanat, ikili ilişkiler, ortaklıklar, evlilik, siyaset, politika, adalet gibi konularda genişleme ve büyüme getirecektir. Bu konular ve bu konuların temsil ettiği sektörler öne çıkarak parlayabilir. Aynı zamanda bu konu ve alanlarla ilgili sorunlar varsa bunlarda gün ışığına çıkacaktır. Özellikle evlilik, ortaklık, şirket evlilikleri ve birleşmeleri bu dönemde yoğunlaşabilir. Sanat, güzellik, tekstil, dekorasyon sektöründe gelişim ve büyüme söz konusu olabilir. Siyasette tartışmalardan çok uyum ve denge arayışı artarken, diplomasi güç kazanacaktır.

Terazi ilişkilerle ilgiliyken daima karşısındakinin iyi olmasını ister. Çünkü karşı taraf iyi olursa oda bunu referans alarak kendini dengede tutabilir. Eğer karşı tarafın dengesi bozulursa Terazi kendi dengesini bulmak için oldukça zorlanacaktır. Tıpkı gergin bir ipte yürümeye çalışan bir ip cambazı gibi, şartlar değiştikçe her seferinde yeniden denge kurması gerekir. Denge sürekli olarak bozulabilir ve Terazi’nin doğasında ne olursa olsun bu dengeyi yeniden sağlamak vardır. Terazi ilişkilerde ve hayatın tümünde hep bunu araştırıp durur.

Bu dönemde başta Terazi Burçları olmak üzere, İkizler ve Kova Burçları etkilenecekler. İkizler, Terazi, Kova burçları Jüpiter sayesinde iyimserleştiklerini, büyüyüp geliştiklerini fark edebilirler. Bu kişilerin yaşam enerjileriyle birlikte fiziksel enerjileri de yükselecektir. İlişkileri gelişirken ilişki sorumlarını da ortaya koyup kolayca çözebilirler.

2016 yılında özellikle 23 Eylül – 15 Ekim doğumlu Teraziler, güçlendiklerini ve geliştiklerini fark edebilirler. Teraziler kendilerini geliştirecek uğraşlarla daha fazla ilgilenebilir, yeni beceriler keşfedebilir ve sağlıklarıyla ilgili olarak rahat bir dönem geçirebilirler. Jüpiter’in koruyucu ışıklarından etkilenecek ikinci gurup ise, İkizler ve Kova Burçları olacak. İkizler ve Kova burçları somut destekler bulabilir ve olumlu sonuçlar getirecek adımlar atabilirler. Koç, Aslan ve Yay Burçları Eylül 2016’dan sonraki dönemde Jüpiter tarafında desteklenip geliştiklerini hissedebilecekler.

16             Eylül saat 22:05’te Ay 24˚ Balık Burcunda/ Güneş 24˚ Başak Burcunda Dolunay Fazını oluştururken Ay Tutulması gerçekleşiyor. Ay Tutulmaları Güneş Tutulmalarından farklı olarak daha çok içsel bir etki yaratır. Bazen dışarıdan hiç fark edilmeden kişinin duygusal dünyası içinde ortaya çıkar. Ay Tutulmaları ilişkilerde bazı konuların tamamlanması, sonlanması ve çözülmesi olarak ortaya çıkar.

Tutulmanın Mars ile yaptığı yakın kare açı bir taraftan hayatta kalma mücadelesini vurgularken diğer taraftan, inançlar için savaşmanın bize ne fayda sağlayacağını sorgulamamamıza neden oluyor. Bu dönemde aynı zamanda kazalara karşı dikkatli olmakta fayda var.

Özellikle Başak ve Balık Burçları tutulmadan öncelikli olarak etkileniyor. İkincil olarak da İkizler ve Yay Burçları bu tutulmadan etkileniyorlar. Doğum haritasında Değişken Niteliklerin (İkizler, Başak, Yay, Balık) 24˚sinde kişisel gezegenleri olanlar bu dönemde duygusal bağ ve bağımlılıklarından kurtulabilir ve tutundukları geçmiş dönem konuların üzerine bir sünger çekebilirler. 16 – 18 Eylül doğumlu Başaklar, 14 – 16 Mart doğumlu Balıklar, 15 – 17 Aralık doğumlu Yaylar, 15 – 17 Haziran doğumlu İkizler bu dönemde en çok etkilenecek grup.

22 Eylül saat 17:22’de Güneş Terazi Burcuna geçiyor. Güneş’in Terazi Burcuna geçtiği dönemler gece ve gündüzün eşitlendiği dönemlerdir. Bu dönemki doğadaki eşitlenme ilkesi burcun arketipine de yansır. Her konuda eşitlik, denge, uyum ve adalet ararız. İlişkiler ve karşımızdaki kişiler önceliğimiz olur. “Ben” kadar “Sen” de önem taşır. Dolayısıyla önümüzdeki bir ay boyunca ilişkiler gündemimizin ana konusu olacaktır. Hem özel ilişkiler, hem de iş ilişkileri bu dönemde odağımızı oluşturacak. Evlilik, ortaklık, diplomasi, yönetim ve anlaşmalarla ilgili konularda önemli adımlar atmak ve bu konularla ilgili çalışmalar yapmak önemli olacaktır. Güneş’in Terazi Burcunda kalacağı 23 Ekim’e kadar olan dönem boyunca ilişkilerde nasıl bir rol oynadığımızı ve ilişki içindeki kimliğimizi sorgulayabiliriz. Güneş burada bize, başkalarıyla birlikte uyum içinde yaşamayı ve bunu yapabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatacaktır. Böylece kendimizi ilişkilerimiz aracılığıyla çok daha rahat ifade edebileceğiz. Eğer kendimize olan güvenimiz yerinde değilse, başkalarından destek alarak kendimizi tamamlanmış hissedebiliriz.

23 Eylül saat 17:51’de Venüs Akrep Burcuna geçiyor. Venüs’ün yöneticisi olduğu Terazi Burcundan çıkıp Akrep Burcuna girmesi, güzellik, aşk ve yaratıcılık tanrıçasını zorlayacaktır. Venüs önümüzdeki dönemde ilişkiler, ortaklıklar, yaratıcılık, sanat, para, aşk, kişisel değerler, duygusal tepkiler ve ortaklıklarla ilgili koşullarda derinlemesine değişimler yapmak isteyebilir.

Venüs Akrep Burcunda – düşük durumda olduğu için – dönem boyunca ilişkilerde kıskançlık, sahiplenme ve tutku getirebilir. Burada Venüs’ün doğasında yer alan denge ve paylaşım söz konusu olmayacaktır. Venüs burada ilişkilerde takıntılı bir hal alabilir ve yumuşaklık yerine hırs ve güç elde etme isteğiyle manipülatif davranabilir. Dolayısıyla bu dönemde başlayan ilişkililer tutkulu yapılarının yanı sıra, yıpratıcı ve manipülasyona açık olabilir. Venüs’ün doğasına hiç de uygun olmayan kavga ve tartışmalara sebep olabilir. Bu dönemde ortaklıklar, şirket anlaşmaları, evlilik ve hatta boşanmalar için zorlayıcı bir dönem olabilir.

Diğer taraftan 18 Ekim’e kadar devam edecek bu dönemde, Akrep Burçları ve yükseleni Akrep olan kişiler başta olmak üzere, Yengeç ve Balık burçlarında doğmuş kişilerin ilişkilerinde hareketlenme, tutku ve derinleşme mümkün olabilir.

27 Eylül saat 11:07’de Mars Oğlak Burcuna geçiyor. Mücadele gezegeni Mars, dirayetli Oğlak Burcunda iyice güçlenir. Mars bu burçta “yücelme” konumundadır. Böylece bizler de günlük hayatta daha disiplinli bir şekilde çalışabilir ve mevcut enerjimizi tüketmeden verimli bir şekilde kullanabiliriz. Enerjimizi tasarruflu ve disiplinli bir şekilde kullanmak yaptığımız işler ve girişimlerimizde maksimum fayda sağlamamıza vesile olacaktır.

9 Kasım tarihine kadar devam edecek bu dönemde başta Oğlak Burçları ve yükseleni Oğlak olan kişiler olmak üzere tüm Toprak Elementi (Boğa, Başak, Oğlak) burçlarında doğan kişiler güçlendiklerini ve enerjilerinin arttığını hissedebilirler. Mars bu burçlara güç verirken aynı zamanda bir hedef ve motivasyon da getiriyor. Bir amaç uğruna ilerlemek ve bir hedefe odaklanmak, plan yapmak için oldukça iyi bir dönemde olacağız.

 

Bu yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan hiç bir şekilde kullanılamaz. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU UYARINCA KISMEN VEYA TAMAMEN BU SİTE, E-BÜLTEN VE E-POSTA İÇERİĞİNİN ESER SAHİBİNİN İZNİ OLMAKSIZIN KOPYALANMASI, YAYIMLANMASI VE DAĞITIMI HUKUKİ VE CEZAİ YAPTIRIMA TABİ OLUP, AYKIRI DAVRANANLAR ALEYHİNDE GEREKLİ TAKİBATIN YAPILMASI GEREKLİ HALE GELİR.