X
yillik-seminer

Yeni yıl ümitlerle başlar, sürprizler, başarılar, bazen yenilgiler, iyi günler, kötü günler, sıradan günler ama mutlaka değişim, farkındalık ve gelişimle biter. Hiç bir yıl bir diğerine benzemez. 2016 Nasıl bir yıl olacak? Astroloji bize güzel bir yol haritası sunuyor. Nerede tam gaz gidebilir, nerede virajlar için vites küçültebiliriz? İşte iyisiyle kötüsüyle 2016!

JUNG’UN ARKETİPLERİ

Astrolojide kullanılan gezegen sembolleri mitolojik hikayelerden yola çıkarak şekillenmiştir. Ünlü İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung’un bilinçaltı kuramları ve arketipler üzerinde çalışmalarında olduğu gibi, semboller ve mitler, bilinçaltımızdan bilincimize, buradan da hayatımızın içine yansır. Mitolojik hikayelerde pek çok karakter ve kahraman vardır. Bunlar yıllar boyunca romanlara ve filmlere konu olmuş, hepimizin içinde yaşayan farklı farklı yüzlerimiz olarak kendini gösterir. Bu kahramanların bazıları belirgin şekilde iç sesimizi yönetirken, bazıları ise, çevremizde, her gün karşılaştığımız insanların kostümüyle karşımıza çıkar. Psikolojik astroloji, bu arketipler üzerinden astrolojik etkileri bize anlatır. Hikayeler bu enerjileri daha anlaşılır ve daha eğlenceli kılarken, farkındalık edinmemizi kolaylaştırır.

 

HADES’İN KOLLARINDA

Yeraltı tanrısı Hades, Roma mitolojisindeki adıyla Plüton, tutkuyu, hayatı en derin seviyede yaşamayı, değişim, dönüşüm, ölüm ve sonra tekrar kendi küllerinden yükselerek bambaşka bir varlık olarak doğmayı sembolize eder. O içimizdeki kıskançlık, haset, öfke, intikam duygusu, hırs, şehvet gibi bastırdığımız duyguların yanı sıra arzu, aşk ve tutkuyu da dışa çıkaran etkisiyle bizi gölgelerimizle tanıştırır. Eğer hayatımızın çoğunu güç, başarı ve materyal objeler peşinde koşarak geçirmişsek o zaman Plüton geldiğinde bizi duygusal hayatımızla ilgilenmeye zorlayacaktır; ya da tam tersi, duygusal ve evcil bir ruh halinde, hayatımızı sadece kişisel ilişkiler çerçevesinde yaşıyorsak, Plüton bizi ilişki formundan soyarak güvenli çerçevemizden dışarı çıkararak gerçekte kim olduğumuzu anlamaya mecbur eder.

“Dans eden bir yıldız doğurmak isteyen, önce kendi içinde büyük taşkınlıklar ve kaos yaşamak zorundadır”

– Friedrich Nietzsche

Plüton bizi direk olarak etkilediğinde, bizim bildiğimiz anlamda egonun ölümü gerçekleşir. Ego bilincin merkezi, farkında olduğumuz kimliğimizdir. Plüton ise, yeraltını yönetir ve bu da psikolojide bilinçaltını temsil eder. Seneler boyunca üzerimize yapıştırdığımız etiketler sayesinde geliştirdiğimiz kimliğimiz Plüton’la beraber sonbahar yaprakları gibi teker teker dökülürler. Eş, sevgili, anne, baba, patron, yönetici, sanatçı, bilge kişi ve yıllar içinde kendimizi tanımlamak için oluşturduğumuz ne kadar kimlik varsa bunların hepsi çözülmeye başlar.

KORE’DEN PERSEPHONE’A GEÇİŞ

Yeraltı tanrısı, mitolojik hikayesinde yeryüzüne iki kere çıkmıştır. Biri yarasını iyileştirmek için, ikincisi ise bakire Kore’yi kaçırıp kendi dünyasına indirmek için… Hikayeye göre Kore o kadar naif ve o kadar tecrübesizdir ki, Olimpos Dağının tepesinden ona bakan aşk tanrıçası Afrodit ona bir ders vermek ister ve bu iş için Eros’u görevlendirir. Eros aşk okuyla karanlıklar ülkesini yöneten Plüton’u vurur ve Plüton genç kıza aşık olunca hiç vakit kaybetmeden onu kaçırarak, tutku, seks ve yoğun duyguların var olduğu kendi yeraltı dünyasına indirir. Kore’nin kimliği gibi ismini de değiştirir ve ona Persephone der.

Plüton transiti etkisinde, konu ister ilişkiler, ister aşk, isterse sağlık olsun, derin değişim ve bambaşka bir boyutta dönüşüm kaçınılmazdır. Tırtılın kelebek oluşu, kurbağanın yakışıklı prens oluverişi ya da Kore’nin Persephone’a dönüşmesi gibi… Plüton’un hayatımıza gelişi yerin altına inmek ve orada kalmak gibi bir his getirse de çıkışı bahar gibi taze ve ferah olacaktır. Bu süreçten geçerken dibe vurduğumuz bir an olur ve bu aslında yukarı çıkabilecek iç gücü oluşturduğumuz andır. “Yeter artık!” deriz ve şartları değiştirmek için inisiyatifi ele alarak çıkışa geçeriz.

2008 senesinden beri Oğlak Burcunda hareket eden Plüton hem kişisel alanda, hem de küresel alanda kendini güçlü bir şekilde hissettirdi. Mevcut sistemi, güç ve otoriteyi sembolize eden Oğlak arketipi dönüşmeye başladı. Finansal ve ekonomik değişimler, Plüton Oğlak döneminde dünya sistemi üzerinde köklü değişimlere sebep oldu. Bu dönem bizim hayatlarımız üzerinde de ciddi etkiler yarattı.

 

PLÜTON 2016’DA KİMLERİ NASIL ZİYERET EDECEK?

Plüton 2016’da en yoğun olarak 3 – 8 Ocak arası doğan Oğlak Burçlarını etkileyecek. Başarı ve disiplin odaklı Oğlak Burçları 2008’den beri Plüton’un etkisinde kendilerini ve sahip oldukları güçlü enerjiyi keşfediyorlar. Büyük ölçüde güç ve otorite konusunda kendilerini sınıyorlar. Plüton artık eskimiş ve işe yaramayan kalıpları söküp atarken yerine yenilerini getirecektir. Bu yıl Oğlaklar kendi güçleriyle ilgili olarak şimdiye kadar fark etmedikleri konuları fark edebilirler. Kariyer, iş veya yönetim gibi konularda neler istiyorlar ve neleri farklı yapabilirler bunlara bakacaklardır. Fiziksel olarak da Oğlaklar için değişim ve dönüşüm zamanı… Oğlaklar kendilerini fiziksel olarak güçlendirecek bambaşka bir sisteme geçebilir, daha sağlıklı bir yaşam için eski alışkanlıklarından vazgeçebilirler.

Plüton bu yıl 3 – 8 Ocak arası doğan Oğlaklara kalıplarına kırma gerekliliğini getiriyor. Plüton Oğlaklara değişim için motivasyon verirken, gerçek dönüşümü hayata geçirme kısmında bazı zorluklar söz konusu olabilir. Bu süreçte Oğlak değişime devam etmek için gerekli azmi yine kendi içindeki kararlılık sayesinde bulacaktır. Oğlakların dikkat etmesi gereken konu ise, elde edecekleri gücü başkalarını yönetmek ya da manipüle etmek için değil de kişisel olarak gelişmek için kullanmak olacaktır. Böylece sene sonunda bambaşka bir kişiye dönüşebilirler.

Oğlakların yanı sıra Koç, Yengeç ve Terazi Burçları da Plüton’dan önemli ölçüde etkileniyorlar. Özellikle 2 – 7 Nisan arası doğan Koçlar, kendilerine güvenlerini test edilecekleri bazı olaylar yaşayabilir ve bu sayede daha da güçlendiklerini fark edebilirler. Koçlar bambaşka bir kariyere yönelebilirler. Mevcut kariyerlerine devam edenler ise, iş konusunda büyük bir dönüşüm ve yenilenme yaşayabilir.

2 – 7 Nisan arası doğan Koçlar 2016’da, bazen güdülerini kontrol altına almaları gereken durumlarla karşılaşabilirler. Kendinden daha güçlü konumdaki kişi ya da otoriteler onları bekleterek sabırlarını test edebilir. Bu etki Koç’u büyütecek ve olgunlaştıracaktır. Koç sene sonunda geldiği noktada, yüksek enerjisini, aklına gelen herhangi bir konuya çarçur etmek yerine, hayatında azami öneme sahip tek bir konuya yöneltmek için kullanmayı öğrenecektir.

5 – 10 Temmuz arası doğan Yengeçler, Plüton’un ilişki dinamiklerini etkilediğine şahit olabilirler. Yengeçler bu yıl ilişkiler sayesinde kabuk değiştirmeye devam ediyorlar. Yengeçler ilişkilerinde güç savaşlarına girebilir ve alışık oldukları konfor alanlarından çıkmamak için ellerinden geldiğince direnç göstermek isteyebilirler. Özellikle yürümeyen bir ilişki içinde olan Yengeçlerin artık gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi demektir. Kalpleri boş olan ya da kalplerini kapatmış olan Yengeçler ise, onları duygusal olarak derinden etkileyecek ilişkiler içine girebilirler. Böyle bir ilişki Yengeci derinden etkileyerek içlerinde tuttukları sevgi ve şefkati dışarı çıkarabilir.

Bu etkiyle 5 – 10 Temmuz arası doğan Yengeçlerin otoriteyle olan ilişkilerine de dikkat etmeleri gerekecektir. Hükümet ya da yasal konularla ilgili bazı konular onların içindeki güç dengelerini etkileyebilir. Böyle bir durumda kendilerini koruyarak iç güçlerine odaklanmalı ve içlerindeki manevi tarafla bağlantıya geçmeleri faydalı olacaktır.

6 – 11 Ekim arası doğan Teraziler, Plüton etkisiyle ev ve aile yaşamlarında değişimler yaşayabilir, başka bir şehre ya da ülkeye taşınabilirler. Teraziler kişisel alanda yaşadıkları güçlü değişimler sayesinde bilinçaltlarında kalan ve farkında olmadan onları etkilemeye devam eden bazı pürüzleri de gözden geçirebilecekler. Çocukluk dönemlerinden kalan ve onları zorlayan konular varsa 2016 onlar için bir içsel temizlik yılı olacaktır.

6 – 11 Ekim arası doğan Teraziler için bu yıl terapi zamanı olabilir. Teraziler kimliklerini güçlendirmek, ilişkilerini daha iyi bir boyuta getirebilmek ve eskiden kalan tıkanıklıklardan kurtulabilmek için bu yıl Plüton’un güçlü dönüştürücü enerjisini kullanabilirler.

Boğa ve Başaklar Plüton sayesinde güçleniyor ve ileriki yıllar için kendilerine daha güçlü bir temel oluşturuyorlar. Özellikle 3 – 8 Mayıs arası doğan Boğalar ve 5 – 10 Eylül arası doğan Başaklar 2016’yı sağlamlaşmak için kullanabilirler. Boğa ve Başaklar içlerinde bulundukları organizasyon, kurum ya da devlet tarafından desteklenerek güçlü bir konuma gelebilirler. Aynı zamanda Plüton onlara fiziksel güç ve dirayet de verecektir.

Akrep ve Balık Burçları Plüton’dan destek alırken, işinin ehli kişiler tarafından desteklenip güçlendirilebilirler. Özellikle 5 – 10 Kasım arası doğan Akrepler ve 3 – 8 Mart arası doğan Balıklar sosyal ilişkileri sayesinde güç kazanabilirler.

İkizler, Aslan, Yay ve Kova Burçları Plüton’un derin ve dönüştürücü etkisinden 2016’da direk olarak etkilenmeyecekler.

 

NEPTÜN’ÜN GİZEMİNİ ANLAMAK

Denizler tanrısı Poseidon yani Neptün, okyanusun mavi derinliklerindeki sarayında yaşar ve yeryüzündeki bütün suları yönetirdi. Morali bozuk olduğu zamanlarda denizlerin yüzünü karartır, kabaran dalgalar sahilleri alt üst eder, sert kayaları dahi parçalar, hatta bütün kıtaların şeklini bozacak gücüyle insanoğlunu korkuturdu. Bazen sularını tarlalara kadar ulaştırıp toprağı bereketlendirir, bazen de sularını çekerek kuyuları kurutur ve ortalığı çöle çevirirdi. O pasif gibi görünen ama içten içe gücüyle her şeyi etkileyebilen bir tanrıydı.

Astrolojide Neptün bilinçaltını, hayatın elle tutulamayan ve gözle görülemeyen gizemli alanını sembolize eder. Çözülme, sınırları aşma ve öteye geçme, fizikötesi dünyanın hissedilmesi, empati ve başka bir varlıkla bir olma hissini oluşturur. Bu sebeple en güçlü seviyede aşkı, yani Allah aşkını bulmamıza yardım eder. Dünyevi seviyede kaldığında ise, platonik aşkla bağdaştırılır. İdealize etmek, aldatmak ve aldanmak, kurban/kurtarıcı rolleri hep Neptün’le ilgilidir. Bunun yanı sıra her türlü bağımlılık Neptün’den gelir.

2012 UYANIŞI

2012’de Neptün yöneticisi olduğu Balık Burcuna geçtiğinde “2012 Uyanışı” hikayeleri tüm günlük konuşmaların içine girmişti. Buna kimileri büyük uyanış ya da büyük yükseliş dedi, çoğu kişi dünyanın sonunun geleceğine inandı, kimileri dünyanın sonu gelirken bazı seçilmiş kişilerin aydınlanarak bu boyutta kalacağını söyledi. Konuyla ilgilenmeyen ve bu konulara önem vermeyen kişiler bile bu konuşmalara dahil olmaya başlamıştı. Belki sırf bu konuşmalar bile bir uyanış etkisi yarattı. Yine burada Neptün’ün “gözle görülemeyen ve elle tutulamayan” etkisi ön plandaydı. Peki uyandık mı yoksa hala uyuyor muyuz? Kim bilir?

Neptün daha uzun seneler Balık Burcunda hareketine devam ederken bizi sınırlarımızı çözmeye mecbur edecek. Bu etki ya genişleyerek evrenselleşmemize yardımcı olacak, ya da sert, kaya gibi kalıplaşmış taraflarımızı kırarak şekil değiştirmemizi sağlayacak. Bu dönemde “kabul” etmek ve “şükretmek” günlük parolamız hakine gelebilir. Tıkanan yolları açmak için şartları kabul etmek ve bereket sağlamak için elimizdekilere şükretmemiz gerekecektir. Hayatın içinde güçlü ve başarılı hissetsek bile zayıf ve kırılgan taraflarımızı görmek, bütünleşmemiz ve limitsiz olmamamız için olmazsa olmazımız olacaktır. Neptün hayata yeniden bağlanmak ve bütünle bir olmak demektir. Tıpkı kendi özümüze yaklaştığımızda tanrıyla bir olmak gibi…

 

NEPTÜN 2016’DA KİMLERİ NASIL ZİYERET EDECEK?

2012’den itibaren başta Balık Burçları olmak üzere hepimiz az ya da çok Neptün’ün sihirli enerjisi altına girdik. 2016 yılında ise, öncelikli olarak 25 Şubat – 4 Mart doğumlu Balık Burçları Neptün’ün ziyaretinden etkilenecekler. Balıklar daima içlerinde var olan Allah sevgisini, aynı zamanda ruhani yolculuklarında önemli bir noktaya geldikleri hissini yaşayabilirler. Onları dünyevi boyutta sıkıştıran ve kısıtlayan kalıplarından kolaylıkla arınabilecekler. Sınır ve kalıplarını aşmak Balıkların yaratıcılıklarını arttırırken, hayat onlar için her zamankinden daha kolay akacaktır. Bu akış içinde tıkanan Balıklar ise, yollarındaki küçük çakıl taşlarının hayatlarında neyi sembolize ettiğini kendilerine sormalı ve gelen cevabın onların köprüsü olmasına izin vermeliler.

Balıkların yanı sıra İkizler, Başak ve Yay Burçları da bu sene Neptün’den etkileniyorlar. Özellikle 27 Mayıs – 4 Haziran arası doğan İkizler kariyer alanında bazı belirsizliklerle gelen çözülmeler yaşayabilirler. Bildiklerini zannettikleri şeylerin aslında ne kadar yetersiz olduğunu fark edebilir, gerçek sandıkları şeylerin hiç de göründüğü gibi olmadığını fark edebilirler. Bu durum İkizlerin daha derin bir arayış içine girmesine vesile olacaktır. İkizler bilgilerini derinleştirmek isteyebilirler. Doğru olarak kabul ettikleri kalıpları çözmeleri ve hayata daha geniş bir perspektiften bakmaları gerektiğini anlayabilirler. Bu aşamada yön değiştirmek ve olayları daha üst bir seviyeden görmek çözüm getirebilir.

İkizlerin adapte olabilme kabiliyeti ve meraklı yapıları, onların yeni olan şeylere kolayca kucak açmasına yardımcı olacaktır. 27 Mayıs – 4 Haziran arası doğan İkizler bazı hayal kırıklıkları ve yanılgılar yaşasalar da sene sonunda bambaşka bir gerçeklik ve deneyim elde edebilecekler. Bu yıl risk ve spekülasyonlardan kaçınmaları gerekebilir.

29 Ağustos – 6 Eylül arası doğan Başaklar ilişkileri ve iş ortaklığı yapacakları kişiler konusunda dikkatli olmalılar. Bu konuda iyi niyet yanılgıları getirebilir. Her konuda mükemmellik ve kusursuzluk arayan Başaklar, ellerinde olmayan şartları kabul edebildikleri sürece, evrenin onlar için çok daha mükemmel bir plan yaptığını fark edebilecekler. Bazen aşırı çabalayarak elde edemedikleri mükemmeliyet ve tatmini, işin peşini bıraktıklarında bulabilecekler. Bazen çabalamadan da işleri yürütebilmek Başak’ın alışık olmadığı bir durum… Dolayısıyla Başaklar bu yıl olayları akışına bırakmayı belki de sadece karşılaştıkları kişiler sayesinde başarabilecekler.

29 Ağustos – 6 Eylül arası doğan Başaklar bu yıl ilişkilerinde kurban – kurtarıcı rollerine özellikle dikkat etmeli. Karşısındaki kişiyi/eşi korumak isterken kolayca kurtarıcı rollerine girebilirler. Eğer dikkat etmezse bu rolü üstlenmek, onların kolaylıkla kurban durumuna düşmesine neden olabilir.

28 Kasım – 5 Aralık arası doğan Yaylar ise, ev ve aile ortamlarında bazı belirsizlikler yaşayabilirler. Maceracı Yaylar, yerleşim ve kök salma konusunda emin olamadıkları durumlarla karşılaşabilir, taşınmak ya da yeni bir eve geçmek gibi planlarını uygulamaya koymakta tereddütlü davranabilirler. Bunun yanı sıra Yayların bu yıl bilinçaltları her zamankinden daha aktif bir hale gelirken, rüyaları onlar için haber verici nitelikte olacaktır.

Yengeçler ve Akrepler, Neptün’ün manevi ve yaratıcı enerjisinin kendi bünyeleri içine nüfus ettiğine ve onları içsel olarak güçlendirdiğine şahit olabilirler. Özellikle 27 Haziran – 5 Temmuz arası doğan Yengeçler ve 29 Ekim – 5 Kasım arası doğan Akrepler bu yıl ruhsal taraflarını geliştirmek isteyeceklerdir. Özellikle son yılarlarda fazlasıyla maddeci bir yönelimleri olduysa bu yıl artık duygusal ve manevi taraflarını da besleme gerekliliğini kuvvetli bir şekilde hissedebilirler.

Boğa ve Oğlak Burçları Neptün sayesinde her zamankinden daha yaratıcı ve esnek olabilecekler. Hayata daima gerçekçi bir pencereden bakan Boğa ve Oğlaklar Neptün sayesinde bakış açılarını yumuşatabilir, hayatın içindeki farklı renkleri görebilirler. Özellikle 26 Nisan – 3 Mayıs arası doğan Boğalar ve 27 Aralık – 2 Ocak arası doğan Oğlaklar için bu yıl aynı zamanda başkalarına yardım ve destek vermek için de güzel bir sene olacaktır.

Koç, Aslan, Terazi ve Kova Burçları Neptün’ün etkisini direk olarak hissetmeyecek burçlar arasındalar.

 

URANÜS’LE BEKLENİLMEYENİ BEKLEMEK

Uranüs söz konusu olduğunda şok ve sürprizler sıradanlaşır. O, annesi yer tanrıçası Gaia ile cinsel ilişkiye girmiş, bu ilişkiden doğan çocuklarını beğenmeyip onları çirkin bulduğu için tekrar annelerinin karnının içine sokmaya çalışmıştır. Bu tavrı onun idealizminden gelir. Doğan çocukları onun yüksek beklentilerini tatmin etmeyince onları ret etmiştir. Fazlasıyla idealist oluşu zaman içinde onu güçlü bir vizyoner yapmıştır. O bilindik toplum kurallarını yıkan radikal ve marjinal bir tanrıdır. Dizginlenemez ve boyun eğdirilemez…

Uranüs gelip bizi bulduğunda karar bize kalır; ya değişime gönüllü oluruz ya da şartlar bizi değişimin kucağına bırakır. Eğer mevcut ilişkimiz, işimiz ya da yaşam koşullarımız artık değişim sinyalleri veriyor ve biz hala adım atamıyorsak, Uranüs gelip ayağımızın altındaki halıyı çeker ve: “Bunca zamandır tüm bu pislikleri halının altına süpürdün. Şu pisliğe bir bak! Hadi artık temizlik zamanı…” der. İçimizde bir parça her zaman değişime direnecek ve mevcut şartları korumak isteyecektir. Fakat diğer taraf daima ileri gitmek, mevcut koşulları yıkmak ve reform yapmak ister; özgürleşmek için değişimin şart olduğunu bilir. İşte Uranüs bu vizyon sahibi tarafımızdır.

“Hayat gerçek anlamda, konfor alanınızın bittiği yerde başlar”

– Neale Donald Walsch, Tanrıyla Sohbet kitabının yazarı

Bazen mevcut şartları değiştirdiğimiz için toplum bizi yargılar. Sisteme karşı gelmiş, işleyen çarkı kırmış, aslında yürümeyen ve sırf güvenlik için devam ettirdiğimiz ilişkiyi bitirmiş, bizi prangaya vuran çok prestijli kariyerimizi bırakmış, kendimize daha fazla zaman ayırmış, diğerlerinin yapmak isteyip de bir türlü cesaret edemediği şeyleri yapmışızdır. Bu aslında özgürleşme getiren bir süreç olmakla birlikte bilinçaltında, bizi toplum dışına ittiği için suçluluk duygusunu beraberinde getirir.

Uranüs 2011 yılından beri Koç Burcunda hareketine devam ediyor ve burada ateşli, enerjik doğasını olduğu gibi yansıtıyor. Bu konum herkesin güvenlik alanından çıkarak, toplumsal alanda fark edilecek değişimleri yaşamasına vesile oldu. Özgürleşme isteği küresel alanda yaşanırken kişilerin hayatına yansıması da oldukça dramatikti. Mevcut koşullara uyum sağlamak yerine yürümeyen şartlara başkaldırı daha fazla gözlemlenmeye başlandı.

 

URANÜS 2016’DA KİMLERİ NASIL ZİYERET EDECEK?

2011’den beri Koç Burcunda hareketine devam eden Uranüs en yoğun şekilde Koç Burçlarını etkisi altına aldı. Koçlar Uranüs sayesinde yeni başlangıçlar yapabilirken, hayatlarında eski ve yıpranmış olanları bıraktı. Yeniye yer açabilmek için eskinin gidişine gönüllü oldu. Bunun yanı sıra Koçlar güç ve yaratıcılıklarıyla temasa geçerek kendi ayakları üzerinde durabilmeyi yeniden öğrendiler. 2016 yılında ise, öncelikli olarak 5 – 15 Nisan doğumlu Koç Burçları Uranüs’ün ziyaretinden etkilenecekler. Koçlar bu yıl hayatlarında yepyeni bir sayfa açabilir ve yeni başlangıçlar yapabilirler. Özgürleşmek ve şimdiye kadar onları geri çeken bağlardan kurtulmak isteyebilirler. Bunun yanı sıra Koçlar bu yıl dış görünüşlerinde ve imajlarında marjinal değişimler yapabilirler. Hayatlarına yeni bir anlam, yeni bir bakış açısı ve taptaze bir sayfa açmak isteyeceklerdir.

Uranüs bu yıl 5 – 15 Nisan doğumlu Koçları toplumsal sınır ve kalıplarından özgürleştirerek içlerindeki gerçek özle birleştirecektir. Koç ilk burç olmanın verdiği temiz ve taze enerjiyle fazlasıyla güdüsel ve çocuksu bir yaratıcılığa sahiptir. O içinden geldiği gibi yaşamak ve kendini olduğu gibi ifade etmek ister. Fakat toplum kuralları ve gereklilikler onların zamanla kendilerini ehlileştirmesine neden olmuştur. Bu yıl ise Koç, tüm bu yargı ve kurallardan özgürleşerek içindeki o gerçek hazineyle tekrar buluşuyor.

Koçların yanı sıra Yengeç, Terazi ve Oğlak Burçları da bu sene Uranüs’ten etkileniyorlar. Özellikle 7 – 17 Temmuz doğumlu Yengeçler bu yıl kariyer alanlarında yenilik ya da radikal değişimler yapabilirler. Beklenmedik terfiler ya da sektör değişimleri söz konusu olabilir. Yengeçler gerçekte ne istiyorlar? Güvenlik nedeniyle yıllarca, belki de istemeden sürdükleri işte hala kalmak istiyorlar mı? Sevdikleri işi yapan Yengeçler hiç beklenmedik bir gelişim için neleri aşmalılar? Uranüs tüm bu soruların cevaplarını gün gibi ortaya dökecektir.

8 – 18 Ekim doğumlu Terazi Burçları bu yıl ilişkilerinde önemli değişimler yaşayabilirler. İlişkilerinden özgürleşmek ya da onları özgürleştirecek, heyecan verici kişilerle yeni ilişkiler söz konusu olabilir. Terazi Burcu ilişkilerle kendini ifade eden bir burç olduğu için yakın ilişkileri kadar sosyal ilişkileri de fazlasıyla önemlidir. Denge kurmak ve bu ilişkileri yürütebilmek için bazen fazlasıyla alttan alıcı olabilir. Eğer Terazi son dönemde almaktan çok vermekle meşgul olmuş ve kendi iç dengesini kaydırmışsa Uranüs öyle ya da böyle bu dengeyi tekrar kuracaktır. Bazı ilişkiler bu dönemde sonlanabilir ve bambaşka ilişkiler ortaya çıkabilir.

8 – 18 Ekim doğumlu Terazilerin karşısına bu yıl onları kışkırtan ve aslında iç dengelerini tekrar kurmalarına vesile olacak kişileri çıkabilir. Bu, özel ilişkiler ve evlilik alanında olabileceği gibi, iş alanında da olabilir. Terazilerin aynı zamanda vizyon sahibi kişilerle önemli ama kısa süreli iş ortaklıkları yapmaları da mümkün.

6 – 16 Ocak doğumlu Oğlaklar ev ve aile hayatlarında yenilik ve değişim yaşayabilirler. Oğlaklar geçen seneler boyunca sadece iş ve kariyer odaklı gitmiş ve kendi kişisel ve ailevi durumlarını göz ardı etmişlerse Uranüs bu yıl bu alanda önemli açılımlar sağlayacaktır. Oğlaklar için bu yıl yeni bir ev almak ya da farklı bir şehre taşınmak söz konusu olabilir. Hatta beklenmedik bir şekilde ülke değişimi bile söz konusu olabilir.

Aslan ve Yay Burçları 2016’da Uranüs’ün ziyaretinden oldukça memnun kalacaklar. Uranüs onları özgürleştirirken ilham verecek ve koydukları hedeflere ulaşabilmeleri için gerekli motivasyon ve itici gücü sağlayacaktır. Özellikle 7 – 17 Ağustos doğumlu Aslan Burçları ve 7 – 17 Aralık doğumlu Yay Burçları yaratıcılıklarının arttığını ve vizyonlarının geliştiğini fark edebilirler. Bu yıl Aslan ve Yaylar için büyük bir uyanış söz konusu olabilir.

İkizler ve Kova Burçları bu yıl Uranüs’ten destek alıyorlar. Yenilik ve değişimi daima hayatlarının içinde barındıran İkizler ve Kova burçları, Uranüs sayesinde yüksek idealler ve orijinal fikirlerini başkalarıyla paylaşabilecek cesareti bulabilirler. 5 – 15 Haziran doğumlu İkizler Burçları ve 4 – 14 Şubat doğumlu Kova Burçları yakın çevrelerinde beklenmedik değişim ve gelişim yaşayabilirler. Bambaşka bir sosyal çevre, bambaşka arkadaşlar ve bilgiler bu yıl İkizler ve Kova için oldukça heyecan verici olacaktır.

Boğa, Başak, Akrep ve Balık Burçları bu yıl Uranüs’ten direk olarak etkilenmeyecekler.

 

KRONOS’LA ZAMANA KARŞI YARIŞMAK

Gereklilikler tanrısı Kronos, Roma mitolojisindeki adıyla Satürn, bize bu dünyadaki sorumluluklarımızı ve yapılması gereken işleri hatırlatır. Satürn enerjisi içindeyken yan gelip yatmak mümkün değildir. O bizim içimizdeki başöğretmen, büyük baba, adalet, kurallar ve otoritenin sesidir. Freud’un değimiyle süperegomuzdur. Mitolojik hikayesinde, onu beğenmeyen ve annesi Gaia’ya azap çektiren babasını hadım eden soğukkanlı cellattır… La Fontaine’nin hikayesinde, Ağustosböceği bütün yaz saz çalıp şarkı söylerken, harıl harıl çalışan karıncadır… Tembellik ettiğimizde bizi cezalandırır, çalıştığımızda ise ödülünü verir; başarı getirir. Bizden talepleri vardır. İşlerimizi ve sorumluluklarımızı zamanında, olması gerektiği gibi yapmamızı talep eder.

“Zaman, ruhun bedene hapsedilmiş formudur.”

Zaman mevhumu olmadan önce kaos ve bilinmezlik vardı. Bu oldukça korkutucu bir şeydi. Daha sonra zaman ortaya çıktı. Yaşadığımız bu üç boyutlu dünyada her şeyin bir başlangıcı, ortası ve sonu vardır. Satürn’ün görevi bize bunu hatırlatmak ve “zaman doldu” demektir.

Satürn 18 Eylül 2015’te Yay Burcuna geçti ve 20 Aralık 2017 tarihine kadar burada hareketine devam edecek. Satürn Yay Burcunda hareket edeceği dönemlerde din, eğitim – özellikle yüksek eğitim – felsefe ve hukuk sistemi gibi konular testten geçecektir. Dolayısıyla bu konularla ilgili kişiler, din adamları, üniversite sahipleri, yöneticileri, akademisyenler, hukukçu ve avukatlar bazı kısıtlamalar ve/ve ya engellerle karşılaşabilirler. Yabancılar ve yurt dışıyla bağlantılı konular, seyahat acenteleri, konsolosluklar, yurt dışıyla yapılan anlaşmalar, ticaret ve hukuki konular testten geçebilir. Hepimiz inançlarımızı ve inanç sistemimizi gözden geçirebilir, bir şeye körü körüne inanmak mı yoksa bunu sorgulamak mı gerektiğinin farkındalığını yaşayabiliriz. Din konusu ve özellikle dini kuralların bizi kısıtlayan yaptırımları önümüzdeki dönem boyunca zorlanmamıza neden olabilir.

Bu dönemde genişlemek ve sınırların ötesine geçme isteğini bir tarafa bırakıp sahip olduğumuz ve bizde olanın kıymetini bileceğiz. Satürn bizi kusurlu taraflarımızı görmeye yönlendirir. Ruhun mükemmel doğasından üç boyutlu dünyaya geldiğimizde, ışığımız kadar karanlık tarafımızın da varlığını belli eder. Bizi sınırlayan bir dünya düzeni içinde yaşarken en çok hangi alanda ve neden zorlanırız? Ne gibi sorumluluklarımız ve görevlerimiz var? Evimiz, işimiz, ailemiz, sevgilimiz, eşimiz, çocuklarımız ve kendi bedenimiz bizden neler talep ediyor? Eğer konu işse, burada bizden güçlü konumda olan kişiler, otoriteler, patronlarla nasıl bir ilişki içindeyiz? Bu alanda çatışma mı yaşıyoruz yoksa biz çatışmayı yaratan, otorite olan ve gücü kullanan taraf mıyız? Madalyonun hangi yüzünde olursak olalım bulunduğumuz yer bize ne hissettiriyor?

Tıpkı karınca ve Ağustosböceğinin hikayesindeki gibi, sıcak yaz aylarında çalışıp didinenler zorlu kış ayları boyunca rahatın ve konforun tadını çıkaracaklar.

SATÜRN 2016’DA KİMLERİ NASIL ZİYERET EDECEK?

Zaman tanrısı Satürn 2016’nın tamamını Yay Burcunda geçirecek. Bundan öncelikli olarak Yay Burçları etkileniyor. Bu sene Yay Burçları kendi sınırlarını geliştirmek ve genişletmek yerine şimdiye kadarki deneyimlerini sindirmek isteyebilirler. Belki gidecek daha fazla yer olmadığını düşünebilir ya da zaten aradıkları şeyin kendi içlerinde, yanı başlarında ve en yakınlarında olduğunu fark edebilirler. Uzun yollar kat etmeden önce en temel ihtiyaçlarını sağlamaları gerektiğini anlayabilirler. Bu yıl özellikle 30 Kasım – 14 Aralık doğumlu Yaylar Satürn’den etkilenecekler.

30 Kasım – 14 Aralık doğumlu Yaylar şimdiye kadarki dönemde çalışmış, didinmiş ve hayat amaçlarını, değer ve yargılarını gözden geçirmiş ve en önemlisi ahlaklı ve adil bir şekilde hareket etmişlerse Satürn onlara kocaman bir “Aferin” verecektir. Eğer bu konular göz ardı edilmiş ve tembellik yapılmışsa Satürn sopasını çıkarıp bütün sene başınızda bekleyebilir.

Koç ve Aslan Burçları bu dönem boyunca desteklendiklerini ve eski çalışmalarının meyvelerini aldıklarını fark edecekler. Özellikle 28 Mart – 12 Nisan doğumlu Koç Burçları ve 31 Temmuz – 14 Ağustos doğumlu Aslan Burçları bu sene kolaylıkla çalışabilir, yaptıkları işlere odaklanabilir ve başarı elde edebilirler. Bu yıl aynı zamanda Koç ve Aslanlar için güçlenme zamanı olacaktır. Önümüzdeki seneler için ve eğer varsa bu yılki diğer zorlu gezen etkileri için Satürn desteği oldukça kuvvetli olacaktır. Koç ve Aslanlar bu etkiyle fiziksel olarak da güçlendiklerini fark edebilirler.

Terazi ve Kova Burçları, Koç ve Aslanlara benzer olarak destek aldıklarını hissedebilirler. Terazi ve Kovalar yakın çevrelerinden destek alabilir, sosyal alanda güçlü ve/veya yönetici pozisyonuna gelebilirler. Özellikle 1 – 15 Ekim arası doğan Terazi Burçları ve 28 Ocak – 11 Şubat arası doğan Kova Burçlarının daha önceki çalışmalarının takdir edilmesi sonucu iş veya sosyal çevrelerinde yükselmeleri ve prestij sağlamaları söz konusu olabilir.

29 Mayıs – 13 Haziran arasında doğan İkizler 2016’da ilişkilerini yeniden gözden geçirebilir ve sosyal ilişkilerini geliştirmek için çalışabilirler. İkizler Burcu ikili ilişkileri ya da iş ortaklıkları konusunda zorlandıkları durumlarla karşılaşabilirler. İş ortaklığı veya evlilik konusunda onlara karşı duran, zorlayan kişiler veya otoriteler İkizlerin yıl boyunca kendi yeterliliklerini sorgulamalarına neden olacaktır. İkizler sosyal ilişkileriyle ilgili yeni sorumluluklar almak zorunda kalabilirler. İkizler eğer evlilik konusunda zorlanıyorlarsa bir danışmanla ya da terapistle çalışabilir. Satürn bizi bazı testlerden geçirir. Yeterince çalışırsak sınavı geçer ve güçlü bir konuma geliriz. Bu durum ilişkiler için de geçerli olacaktır.

29 Mayıs – 13 Haziran arasında doğan İkizlerin evlilik ya da iş ortaklıkları ya da sosyal ilişkileri testten geçebilir. Temeli güçlü olmayan ilişkiler sonlanırken temeli sağlam ilişkiler daha da güçlenerek devam edecektir. 2016 İkizler için fiziksel anlamda da güçlerinin ve dirayetlerinin testten geçtiği bir yıl olacaktır. İkizler hayat amaçlarını, ilişkilerinde yaşadıkları zorluklar sayesinde yeniden gözden geçirerek yılsonunda farklı bir noktaya ulaşabilirler.

31 Ağustos – 14 Eylül doğumlu Başaklar bu yıl ev ve aile ortamlarında bazı yapıları yeniden değerlendirme durumunda kalabilirler. Eve yaşça büyük bir aile bireyi taşınabilir, ev ve aile ortamında köklü bir değişim, tadilat ya da yeniden yapılanma söz konusu olabilir. Kısacası Satürn bu yıl Başakların temeli ve en özel alanında bazı değerlendirmeler yapacaktır. Bu önümüzdeki seneler için gerekli bir yapılanma olacaktır. Başaklar temellerini yeniden inşa ederken zaman zaman cesaretleri kırılabilir; bildiklerini sandıkları konularda yeni değerlendirmeler yapmak zorunda kalıp bakış açılarını genişletmeleri gerektiğini fark edebilirler. Eskiden işe yarar olan araçlar bu dönemde çalışmayabilir. Satürn Başaklara bu yıl aynı zamanda yeni bir bakış açısı da kazandırıyor.

27 Şubat – 12 Mart Balıklar inançları, değerleri, en temel ihtiyaçları ve hayat görüşlerini yeniden gözden geçirip değerlendirmeleri gereken bir noktaya gelebilirler. Bu durumda şunu unutmamak gerekir: Bir şey ilerlemiyor ya da çalışmıyorsa, o şeye yeni bir gözle bakmak ve yeniden yapılandırmak için gerekli sorumlulukları almak gerekir. Özellikle iş, kariyer ve hayat amacıyla ilgili ilerlemeyen konularda diretmek ya da zorlamak yerine bu alanda yapılması gereken değişim ve tadilatlara odaklanmak gerekecektir. Bu alanda yeni bir eğitim almak ya da yeni perspektiften bakmak başarı için şart ve gereklidir.

 

TANRILARIN TANRISI ZEUS

Zeus – diğer adıyla Jüpiter- Tanrıların ve İnsanların Babası olarak mitolojideki en önemli ve en güçlü tanrılardan biridir. Babası Kronos’u devirdikten sonra tüm dünyanın ve Tanrıların hükümdarı olmuştur. Erken yaşlarında, babasının gazabından korunmak için bir mağarada saklanmış, öğrenme sürecini burada tamamlayarak olgunlaşmış ve Olimpos Dağının hükümdarı olmuştur. O tanrıların tanrısıdır. Aynı zamanda gökyüzünün, şimşek ve gök gürültüsünün tanrısıdır. Bereket ile özdeşleştirildiği için bollukla anılır.

Gücüne rağmen adil bir davranış sergiler ve dünya üzerindeki hakimiyetini erkek kardeşleriyle eşit olarak paylaşır. Mitolojik hikayesinde, tahtının yanında duran iki testi önemli simgelerdendir. Bu testilerin birinde şanslı şeyler, diğerinde ise, sıkıntılar vardır. Jüpiter birinin kaderini belirlerken her zaman bilgece davranmış ve her iki testinin içindekileri karıştırmıştır.

                        JÜPİTER 2016’DA KİMLERİ NASIL ZİYERET EDECEK?

Jüpiter 2016 yılında iki burcu ziyaret edecek. Şans, bereket ve bolluk gezegeni olarak bilinen Jüpiter yeni yılda hangi burcu ziyaret ederse o burç genelde kendini şanslı sayar. Fakat unutmamak gerekir ki astrolojik etkiler bizi kendi doğum haritamız kapsamında destekler. Jüpiter sadece şans değil aynı zamanda genişleme ve büyüme gezegenidir. Yani mevcut konuyu mercek altına alır. Eğer hoş ve güzel olmayan bir yere tutulursa burayı da büyütüp çoğaltacaktır. Önceki dönemde enerjimizi nereye harcadık? Neleri büyütüp besledik? Şimdi neler olgunlaştı? Daha önce ne ektiysek şimdi onları biçeceğiz. Unutmamak gerekir ki, şans, bolluk ve bereket bize kendi haritamız kapsamında gelir. Kısacası içeride ne varsa, dışarıdan da onu çekeriz.

Jüpiter 9 Eylül’e kadar Başak Burcunda kalacaktır. Başaklar senenin ilk kısmında güçlendiklerini ve iyimserleştiklerini fark edebilirler. Her zamankinden daha verimli olabilir ve faydalı işlere imza atabilirler. Yılın büyük bölümünde Başakların sağlıkları da olumlu olarak etkilenecektir. Jüpiter 2016’da özellikle 5 – 22 Eylül arası doğumlu Başakları etkisi altına alıyor. Başaklar bu sene yeni projelere imza atabilir ve uzun zamandır yapmayı düşünüp de cesaret edemedikleri konularda güven kazanabilirler. Böylece yaratmak, oluşturmak ve üretme konularında daha cesur ve hevesli olacaklardır.

Boğa ve Oğlak Burçları 9 Eylül’e kadarki dönemde Jüpiter’in koruması altına giriyor. Boğa ve Oğlak Burçları kendilerini her zamankinden daha şanslı ve güçlü hissedebilir, yaşam enerjilerini üzerinde çalıştıkları projelere aktarabilirler. Şanslı ve olumlu enerjiler Boğa ve Oğlakları etkisi altına alacaktır; fakat şansı fırsatlara dönüştürebilmek için bunlara uzanıp yakalamak gerekecektir. Çünkü sürekli olarak gelen fırsatlar Jüpiter ziyaretini tamamladığı zaman sona erebilir. Dolayısıyla iyi analiz edilmiş ve faydalı olacağı düşünülen konularda aktif davranıp fırsatları yakalamak gerekecektir. Özellikle 3 – 20 Mayıs doğumlu Boğa Burçları ve 3 – 19 Ocak doğumlu Oğlak Burçları yılın büyük bölümünü Jüpiter’in koruyucu ışıkları altında geçirecekler.

Senenin ilk yarısında ikincil olarak Yengeç ve Akrep Burçları Jüpiter tarafından desteklenip yaptıkları çalışmaların karşılıklarını aldıklarını hissedebilecekler. Özellikle 5 – 22 Temmuz doğumlu Yengeç Burçları ve 5 – 21 Kasım doğumlu Akrep Burçları küçük çabalarla güzel sonuçlar alabildiklerini fark edebilirler. Yengeç ve Akrepler sosyal çevrelerinde güvenecekleri, onlara destek olabilecek kişilerle tanışıp yeni arkadaşlıklar kurabilirler.

Balık Burçları için bu yıl detaylarla uğraşmak zorlayıcı gelebilir. Özellikle 4 – 20 Mart doğumlu Balık Burçları, onları detaylarla meşgul eden ya da teknik sorularla sıkan kişilerle karşılaşabilirler. İlişkilerinde de, pratik ve işlevsel bazı konularla fazlasıyla uğraşmak zorunda kalabilirler. Konuları detaylandırmak ve somutlaştırmaya çalışmak, özellikle yakın ilişkiler alanında Balık Burçlarını zorlayabilir.

4 – 20 Haziran doğumlu İkizler Burçları senenin büyük bölümünde ev ve aileyle ilgili konularla fazlaca meşgul olabilirler. İkizler bu yıl ev değiştirebilir, daha büyük bir eve geçebilir ya da oldukları ülke ya da şehirden taşınabilirler. Yeni ve farklı konulara merak duyan İkizler Burcu 2016’da ilgisini çekecek bambaşka konular arasında dağılmamaya dikkat etmeli. Özellikle yılın ilk bölümünde heves ve istekli yapıları, birden fazla konuya atılmalarına yol açabilir. Yutabileceklerinden büyük lokma ısırmamaya dikkat etmeliler.

5 – 21 Aralık doğumlu Yay Burçları 9 Eylül tarihine kadarki dönemde, kariyer alanlarında gelişim ve açılımlar yaşayabilirler. Yay Burçları da İkizler Burçlarına benzer olarak yeni ve farklı konulara duydukları merak nedeniyle ilgilerini çeken konulara büyük bir heyecanla, fazlaca sorgulamadan atılabilirler. Yaylar yılın ilk bölümünde karşılarına çıkacak iş fırsatlarını iyi değerlendirebilirlerse ileriki yıllar için güzel açılımlar yakalayabilirler. Elemek kolay olmayacaktır.

9 Eylül 2016’da Jüpiter Terazi Burcuna girecek ve 2016’yı bu burçta tamamlayacak. Özellikle 23 Eylül – 15 Ekim doğumlu Teraziler, senenin ikinci bölümünde güçlendiklerini ve geliştiklerini fark edebilirler. Teraziler ilişkilerini geliştirebilir, yeni ilişkiler kurabilir ve daha önceki ilişki sorunlarına farklı bir mercek altında, daha iyimser ve çözümcü bir bakış açısıyla bakabilirler.

Senenin ikinci bölümünde Jüpiter’in koruyucu ışıklarından etkilenecek ikinci gurup ise; İkizler ve Kova Burçları olacak. İkizler ve Kova Burçları Eylül sonrasındaki dönemde sosyal ilişkilerini geliştirebilir, yeni çevrelere girip yeni arkadaşlıklar kurabilirler. İkizler ve Kovalar aynı zamanda, 2016 yılını vizyonlarını geliştirecekleri, onları farklı ilgi alanlarına çekecek çekici kişilerle bir araya gelebilirler. Özellikle 21 Mayıs – 11 Haziran arası doğan İkizler Burçları ve 20 Ocak – 9 Şubat arası doğan Kova Burçları Jüpiter’in desteğini yılsonuna doğru güçlü bir şekilde hissedebilirler.

Aslan ve Yay Burçları Eylül 2016’dan sonraki dönemde Jüpiter tarafında desteklenip geliştiklerini hissedebilecekler. Özellikle 22 Temmuz – 13 Ağustos arasında doğan Aslan Burçları ve 22 Kasım – 13 Aralık arasında doğan Yay Burçları yılın son döneminde daha toleranslı olabilecekler.

21 Mart – 11 Nisan doğumlu Koç Burçları yılın ikinci bölümünde ilişkiler konusunda şanslı hissedebilirler. Özellikle evlilik konusuna her zamankinden daha iyimser bakabilirler. Bireysellik ve paylaşım arasındaki dengeyi kurabilirlerse senenin son döneminde ilişkilerinde gelişim sağlamak mümkün olacaktır.

21 Haziran – 13 Temmuz doğumlu Yengeç Burçları senenin son döneminde ev konusunda şanslı hissedebilirler. Yengeçler aile ortamında gelişim sağlayabilir ve varsa ailevi sorunlarına çözüm bulabilirler. 2016’nın son dönemi terapi ve geçmiş dönem travmaları çözmek için de uygun bir zaman olabilir.

21 Aralık – 11 Ocak doğumlu Oğlak Burçları 2016 Eylül sonrası kariyer alanında şanslı bir döneme giriyorlar. Özellikle patronlarıyla olan ilişkilerini dengelemek için bu dönemi kullanabilir, iş ilişkilerini geliştirebilirler.

 

Kasım 2015, İstanbul

Önemli Not: Haritanın bir bütün olduğunu unutmamalıyız. Belli bir etki altındayken farklı bir etkinin bambaşka bir eğilime yol açabilir.

2016’nın sizin haritanız üzerindeki detaylı etkilerini inceleyeceğimiz Yeni Yıl Seminerine katılmak için bize ulaşın: zenith@astrozenith.com

 

2016’ya Bakış Semineri: http://astrozenith.com/etkinlik/2016ya-genel-bir-bakis-semineri/

19 Aralık 2015, Cumartesi _ Urban Station, MASLAK

 

Bu yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan hiç bir şekilde kullanılamaz. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU UYARINCA KISMEN VEYA TAMAMEN BU SİTE, E-BÜLTEN VE E-POSTA İÇERİĞİNİN ESER SAHİBİNİN İZNİ OLMAKSIZIN KOPYALANMASI, YAYIMLANMASI VE DAĞITIMI HUKUKİ VE CEZAİ YAPTIRIMA TABİ OLUP, AYKIRI DAVRANANLAR ALEYHİNDE GEREKLİ TAKİBATIN YAPILMASI GEREKLİ HALE GELİR.